Ramazan Ayı, Türkiye’nin Ahlaki Gücünü ve Ümmet Sorumluluğunu Hiç bir zaman unutmaması gerektiğini Hatırlatmaktadır. 365 gün böyle olmalıyız aslında
Rahmet, mağfiret ve bereket ayı olan mübarek Ramazan-ı Şerif’e erişmiş bulunuyoruz. Aziz milletimizin, şehrimiz Denizli’nin ve tüm İslam âleminin Ramazan ayını tebrik ediyorum.
Ramazan ayı; yalnızca bireysel ibadetlerin yoğunlaştığı bir zaman dilimi değildir. Ramazan, aynı zamanda toplumsal muhasebe, ahlaki arınma ve milli şuurun tahkim edildiği bir diriliş mevsimidir. Oruç; insanın nefsiyle mücadelesini simgelerken, toplumun da adalet, merhamet ve dayanışma ekseninde yeniden yapılanmasını gerekli kılar.

Küresel Adaletsizlik ve İslam Coğrafyasındaki Zulüm
Bugün dünya, ciddi bir değerler ve adalet krizinden geçmektedir. Küresel sistem; mazlumları koruyamayan, güçlüyü önceleyen bir yapıya dönüşmüştür. İslam coğrafyasının birçok bölgesinde sivillerin hedef alındığı, insan haklarının ihlal edildiği trajediler yaşanmaktadır.
Bu tablo karşısında Ramazan Ayı, sadece bir takvim dilimi değil; bilinçli bir duruş çağrısı olmalı hiç unutulmaması gereken. Müslüman toplumların edilgen değil, ilkesel ve kararlı bir tavır ortaya koyması tarihi bir sorumluluktur.
Türkiye’nin Tarihi Sorumluluğu
Türkiye, sıradan bir ülke değildir. Bu millet; tarih boyunca mazlumun yanında, zalimin karşısında durmayı ilke edinmiştir. Bugün de milli egemenliğimizi, toplumsal bütünlüğümüzü ve kültürel kimliğimizi hedef alan her türlü girişime karşı uyanık olmak zorundayız.
Ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirmek, üretim kapasitemizi artırmak, gençliğimizi milli ve manevi şuurla yetiştirmek ve aile kurumunu korumak; güçlü Türkiye idealinin vazgeçilmez şartlarıdır. Manevi temelleri zayıflamış bir kalkınma modeli sürdürülebilir değildir. Evlatlarımıza, çocuklarımıza, gençlerimize sahip çıkmalıyız onlar varsa geleceğimiz var. Madde kullanımları, sanal kumar gibi şeylerden uzak tutmalı, Dinimize uygun birer Müslüman yetişmesini sağlamalıyız.
Müslümanlar tüm dünyaya Nizam vermeli tüm dünyayı yönetmeli ve de tüm dünyaya örnek olmalı. Bunun temelide önce kendimize bakmalıyız.
Ramazan: Dayanışma ve Dirayet Ayı
Ramazan ayı; tüketim değil paylaşım, ayrışma değil kenetlenme, zafiyet değil dirayet zamanıdır. Sosyal adaletin güçlendirilmesi, ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesi ve toplumsal dayanışmanın artırılması; bu ayın ruhuna uygun somut sorumluluklarımızdır.
Dağıtmalıyız dağıtılmasına da yardımcı olmalıyız. Denizli’den tüm Türkiye’ye hatta tüm Dünyaya Alperen Ocakları olarak var gücümüzle dağıtılması için elimizden geleni yapmaktayız .
Şehrimiz Denizli’nin üretken yapısı ve milli-manevi hassasiyetiyle bu dayanışma ruhuna öncülük edeceğine inancımız tamdır.
Ramazan ayının başta aziz milletimiz olmak üzere Türk-İslam âlemine ve tüm insanlığa barış, adalet ve diriliş getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
İsmail Gemi
Alperen Ocakları Genel Başkan Yardımcısı
Ziraat Yüksek Mühendisi










