Türkiye’nin geleceğini hedef alan en büyük saldırılar artık sınırlarımızdan değil, sokak köşelerinden ve cep telefonlarının içinden geliyor. Gençliğimizi çürütmek isteyenler artık silah değil, sentetik madde ve sanal kumar kullanıyor. Bu iki illet, bir milletin omurgasını sessizce kıran en tehlikeli yöntemdir.
Denizli’de de Türkiye’nin her yerinde de tablo ortadadır:
Masum gençlerimizin kapıları çalınmadan, onlara bir ülkenin geleceği oldukları hatırlatılmadan; zehir tacirlerinin, dijital kumar baronlarının insafına bırakılmış durumdalar.
Bugün gençlerin iradesi, “bir kere dene” diye başlayan bir tuzakla ele geçiriliyor.
Madde bağımlılığı, bir hastalık değil, bir işgal girişimidir.
Bir gencin bedenini, ruhunu ve karakterini çökerten bu zehir; aynı zamanda bir ailenin huzurunu, bir mahallenin düzenini, bir ülkenin geleceğini de çökertir.
Kimse kusura bakmasın:
Gençliğin uyuşturulmasına sessiz kalan, yarın ülkesinin teslim alınmasına sessiz kalmış olur.
Sanal Kumar: Yeni Nesli Köleleştiren Dijital Bataklık
Kumar artık gizli kapaklı yerlerde değil, çocuklarımızın avucunun içinde.
Bir tıkla girilen siteler, gençlerin parasını değil, iradesini çalıyor.
Borçlanan, yalan söylemeye başlayan, hayattan kopan gençler…
Sanal kumarın hedefi bellidir:
Genci bağımlı hale getir, kontrolü ele al, karakterini sil.
Biz bu oyunu görüyoruz.
Milletin evladını, ekranın arkasındaki görünmez çetelerin insafına bırakamayız.
Bu Teşkilat Niçin Var?
Alperen Ocakları olarak görevimiz sadece uyarı yapmak değil;
bu mücadeleyi sahada, okulda, mahallede, dijital dünyada vermektir.
Bizim için gençlik lütuf değil, emanettir.
Ve bir emanete sahip çıkmak bazen sert duruş ister.
• Gençlerimizin zihnini kirletenlere karşı duracağız.
• Dijital bataklıkların yanlış olduğunu ifşa edeceğiz.
• Aileleri bilinçlendireceğiz.
• Gençlere hedef, yön ve ideal vereceğiz.
Çünkü biliyoruz ki boş bırakılan her genç, birilerinin ağına düşmek zorunda kalır.
Maddeye de kumara da teslim olmayacağız.
Gençliğimizi çürütmek isteyen hiçbir yapıya meydanı bırakmayacağız.
Bu mesele ciddidir.
Bu mesele teferruat değildir.
Bu mesele, millet meselesidir.
Ve unutulmasın:
Bir nesli ayakta tutanlar, bir milleti ayağa kaldırır.
Bir nesli kaybedenler, bir devleti kaybeder
İsmail GEMİ
Ziraat Yüksek Mühendisi
Alperen Ocakları
Genel Başkan Yardımcısı









