Zafer Partisi Denizli İL Başkanı Av. Yurdahan Özhan’ın oğlu Sabri Ata Özhan’ın hayatını Zeynep Ülkü ile birleştireceği düğün törenine katılmak amacıyla Denizli’ye gelen Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Parti Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, Denizli'de basın mensupları, partililer ve iş dünyası ile bir araya geldi. İlk olarak basın mensupları ile buluşan Karamahmutoğlu, Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Denizli Ticaret Odası, Denizli Barosu, Merkezefendi Belediyesini de ziyaret etti. Vatandaşlarla ve esnaflarla da sohbet eden Karamahmutoğlu, gördüğü ilgi karşısında memnun oldu.

“TÜRK MİLLETİNİN VE DEVLETİNİN
ALEYHİNE İSE KABUL ETMEYECEĞİZ”
Denizli Gazeteciler Cemiyetinde düzenlenen basın toplatışında ve ziyaretlerde önemli mesajlar veren Karamahmutoğlu, parti politikaları hakkında da acıkmalarda bulundu. Karamahmutoğlu, basın toplantısında ülke gündemine dair önemli tespitler yaptı. Sözlerine, "Ülkemizde maalesef fikir ve ifade özgürlüğü yok" diyerek başlayan Karamahmutoğlu, “Biz yeniden bireysel özgürlüklerin yeni kazandırıldığı bir Türkiye vadediyoruz. Hem de 1924 Anayasası ile birlikte Türkiye'de Türk milletinin elde ettiği egemenlik haklarından tavizssiz bir şekilde geleceğe aktarılacağının taahhüdünü ve mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz. Dışarıdan bize de yatıran herhangi bir uluslararası politikayı şayet Türk milletinin ve devletinin aleyhine ise kabul etmeyeceğiz” vurgusu yaptı.
“YAPININ YANINA KAR KALMAMALIDIR”
“Çeyrek asırlık AKP iktidarı ve diğer adlandırma ile Cumhur İttifakının Türkiye'ye yazabildiği yeni bir hikaye yok” diyerek sözlerini sürdüren Karamahmutoğlu, “Eski hikayelerini tüketmiş vaziyette Sadece kendi iktidarını sürdürebilmek bugüne kadar yapmış olduğu yanlış işlerin hesabını vermemek için iktidarda kalmak zorunda olduğunu bildiğinden dolayı iktidarını sürdürmek adına her türlü uluslararası taviskâr politikalarının içine girdiğini görüyor ve söylüyoruz. Devr-i sabık yaratmayacağız diyen muhalefet liderleri oldu. Biz bunu söylemiyoruz. Devr-i Sabık yaratılması demek geçmişte millet ve vatandaş aleyhine yapılan iş ve işlemlerin sorgulaması hesaplanması demektir. Bu yapılmalıdır. İş başına gelecek olan yeni nesillere de örnek olacaktır. Yapının yanına kar kalmamalıdır. Zafer Partisi olarak bu ne taraftar değiliz. Yapılan yanlış işlerin hesabını sorulacaktır.
“BİZ YENİ BİR KİMLİK ARAYIŞINDA DEĞİLİZ”
“Bizi bekleyen tehlike Türkiye Cumhuriyeti devletinin kimliğinin tartışmaya açılmasıdır” ifadeleri ile dikkat çeken Karamahmutoğlu, “Devlet Bahçeli'nin ifadesi ile yeni bir milli kimlik tezahürü oluşuyor. Bizim milli kimliğimiz tarihsel süreç içerisinde oluşmuştur. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti devleti ile birlikte kemiğe bürünmüştür. Biz yeni bir kimlik arayışında değiliz. Var olan milli kimliğimizi daha da koruma ve güçlendirme adına adını atacağız” dedi.
“TÜRK MİLLETİ VARLIĞINI HEDEF ALMAKTADIR”
Yeni Anayasa tartışmalarına da değinen Karamahmutoğlu, “Yeni anayasa tartışmalarına gelirsek özellikle bahsettiği gibi Türk milleti olgusunu varlığını vurgusunu hedef almaktadır. Yapabilirlerse oraya başka etnik isimleri sokabilmek yapamıyorlarsa içinden Türk adlandırmasını çıkarmaktır. Hiçbir Türk vatandaşı kendi kimliğinin anayasadan çıkartılmasına çalınmasına rıza göstermemelidir. Buna rıza gösterdiği takdirde insanlar gözünde şunu canlandırsın. Eğer ben tekrar Türk adlandırmasını anayasaya geri sokmasını anayasaya geri sokmasını istersem ne kadar meşakkatli bir mücadele içerisine girmeleri gerektiğini düşünsünler. Cihan harbinden tutun Kurtuluş savaşına milli mücadeleye kadar verilen onca uğraşın mücadelenin sonunda elde edilmiş. Gelecek nesillere neden böyle bir ihanet yapalım ki? Bizden öncekilerden devraldığımız bu kazanımı, egemenlik hakkını bizden sonrakilere de kazasız belasız aktarabilmeliyiz. Hayatta yaşayan bu kuşağın üzerindeki en büyük görev budur” dedi.
Karamahmutoğlu’nun basın toplantısında, “Şimdi ekonomik boyutunu bir türlü konuşamıyoruz. Geçim derdi, ekonomi, mali işlerden bahsetmiyorsunuz diyorlar. Sadece güvenlik politikaları üzerine gittiğimizi ifade ediyorlar. Ekonomiyi konuşturmayan sensin. Konuşulmasını istemeyen yine sensin” sözleri dikkat çekti.









