Prostat Erkeklerin Kabusu Olmaktan Çıkıyor

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Zafer Sınık, prostat hastalıklarının erkeklerde en sık görülen hastalıklar arasında olduğunu belirterek, erkeklerin 50 yaşından itibaren yılda 1 kez prostat kontrolü yaptırması gerektiğini söyledi. Sınık, modern teknoloji ile birlikte prostat ameliyatlarının daha etkin ve güvenli hale geldiğini kaydetti.

Prostat Erkeklerin Kabusu Olmaktan Çıkıyor
25 Kasım 2020 - 11:20 - Güncelleme: 25 Kasım 2020 - 11:22

Denizli Odak Hastanesi Başhekimi ve Üroloji Uzmanı Prof. Dr.
Zafer Sınık, prostat hastalığı ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi verdi.  Prostat büyümesinin erkeklerin yaşam
kalitesini düşüren önemli bir rahatsızlık olduğunu kaydeden Sınık, prostat
kanserinin de en çok görülen kanserler arasında olduğuna dikkat çekti.  Sınık, erkeklerin hiçbir şikayeti olmasa dahi
50 yaşından itibaren yılda bir kez prostat kontrolü yaptırması gerektiğini
söyledi.
Lazerle prostat cerrahisi yöntemi HoLEP ile artık prostat
ameliyatlarının daha etkin ve güvenli hale geldiğini ve komplikasyon riskinin
azaldığını kaydeden Prof. Dr. Zafer Sınık,  bu ameliyatla prostatın tekrarlama durumunun
çok azaldığını ve hastanın 2 günde sonda çıkarılarak taburcu edildiğini
söyledi.  Prof. Sınık, şu bilgileri
verdi:Prostat nedir?Prostat mesanenin çıkışında bulunan bir yardımcı üreme bezidir.
Meniye katkıda bulunan, sperm hareketinin daha iyi olmasını sağlayan bir
bez.  Anne karnındayken oluşuyor,
ergenlikte büyüyüp normal boyutunu alıyor (15-20 gram), sonra büyümesi duruyor.
Ancak yaşlanma ile birlikte ve erkeklik hormonunun etkisiyle, tam sebebi
bilinmeyen şekilde yeniden büyümeye başlıyor. Büyüdüğünde 200 grama kadar
çıkabiliyor. Büyüklüğünden bağımsız olarak da sıkıntı yaratabiliyor. Prostat Büyümesi Ne Gibi Sorunlara Yol Açıyor?Prostat büyüdüğü zaman; tam mesanenin çıkış noktasında
olduğu için ve içindeki idrar tutmayı sağlayan kaslardan dolayı kasılarak ya da
prostatın büyümesi sonucu direnç oluşturarak rahat idrar yapmayı engelliyor. Sonuç
olarak; idrar yaparken zorlanma, kesik kesik idrar yapma, tam boşaltamama
sorunu ortaya çıkıyor. Eğer büyüyen prostat mesaneye etki ederse; sık idrara
gitme, sıkışma hissi, kaçıracakmış gibi olma, gece sık idrara kalkma gibi problemler
görülüyor.Ne zaman Doktora Başvurmalı?Toplumda ‘idrar yapmayla ilgili şikayetim yok, öyleyse
doktora gitmeme gerek yok’ gibi bir algı var. 
Bu yanlış. Çünkü kötü huylu tümör kabukta oluştuğu için, idrar yoluna
baskı yapmadığından belirti vermiyor ve sinsi bir şekilde ilerliyor.  Belirti verene kadar dışa yayılabiliyor ve
tedavi aşamasını geçebiliyor. İdrar yapmayla ilgili şikayetinizin olmaması
prostatınızda kötü huylu bit tümör olmadığını göstermez.  Bu 
nedenle 50 yaşını geçen erkeklerin, hiçbir şikayeti olmasa da yılda bir
kez prostat kontrolüne gitmesi gerekiyor. 
Genetik faktörler de söz konusu olduğu için, babasında prostat kanseri
görülen bireylerin ise 40 yaşından itibaren takip edilmesi gerekiyor.Prostat Büyümesi Nasıl Teşhis Ediliyor?Önce gelen hastayı dinliyor, sonra muayene ediyoruz. Daha
sonra enfeksiyon olup olmadığına bakmak ve böbreklerde bir bozulma olup
olmadığını öğrenmek için idrar tahlili ve üre değerlerini istiyoruz.  Ardından PSA değerlerini istiyoruz. PSA;  prostat tarafından salgılanan bir değer. Kötü
huylu tümörü olan prostatlarda yüksek çıkabiliyor. Ancak iyi huylu prostatlarda
da yüksek çıkabileceği için tam güvenli sonuç vermiyor.  Sonra ultrasonla prostatın büyüklüğüne bakıyoruz.
Son olarak da idrar boşaltım hızını ölçüyoruz.  Muayene, tahlil ve görüntüleme sonunda, tüm bulguları
değerlendirerek;  tedaviyi gerektiren bir
durum var mı? Varsa ilaçla mı tedavi edilecek? Cerrahi operasyon gerekiyor mu?  Karar veriyoruz.   İlaçla Tedavisi Mümkün mü?Küçük prostatlarda, kasılmaya bağlı bir sıkıntı varsa orayı
gevşetecek ilaçlar veriyoruz. Ama prostat çok büyümüşse, ameliyatlık noktaya
gelmemişse, prostatı da küçültecek ikinci bir ilaç grubunu da devreye
sokuyoruz. İlaç tedavisi ile hastanın şikayetleri azalabiliyor veya ortadan
kalkabiliyor. Prostat da bir miktar küçültülebiliyor. Prostat Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılıyor?Prostat büyüdüğünde ve sorunlara yol açtığında, eğer ilaçla
tedavi edilemeyecek noktaya geldiyse ameliyatla çıkarılması gerekiyor.  İlaca rağmen hastanın şikayetleri düzelmiyorsa,Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları varsa  (Hasta zor idrar yaptığından, içerde kalan
idrar enfeksiyona yol açıyor.)Üre değeri yüksekse (Böbreklere idrar kaçarsa, böbrekleri
şişirip üre değerini yükseltebilir.)Prostat büyümesine bağlı idrarda tekrarlayan kanamalar
olursaProstat büyümesi idrar torbasında taş oluşumuna sebep
olduysaBiyopsiyle kötü huylu tümör tespit edilmişse Ameliyat Yöntemleri Nelerdir?İyi huylu prostat büyümesinin cerrahi olarak çıkartılması
temelde üç ayrı şekilde yapılabilir; rezeksiyon (kesilerek çıkartılma),
vaporizasyon (buharlaştırma) ve enükleasyon (adenomun kapsülden sıyrılarak
çıkartılması).Rezeksiyon (Kesilerek Çıkarma): Eskiden 80 grama kadar olan
prostatlarda, elektrokoter ile unipolar veya bipolar enerji kaynağının kullanıldığı
bir kapalı ameliyat yöntemi uyguluyorduk. 
Bu yöntemle, prostatı  keserek küçük
küçük parçalara ayırıyor, kesilip mesanenin içine atılan o parçaları ameliyat
sırasında kullanılan aletin içinden çıkartıyorduk.  Ancak prostatı portakala benzetecek olursak,
bu yöntemde prostatı kabuğa kadar sıyıramıyorduk.  Bundan dolayı prostat yeniden
büyüyebiliyordu.Vaporizasyon (Buharlaştırma): İkinci kapalı ameliyat yöntemi
eski Green Light lazer teknolojisi ile buharlaştırma.  Bu yöntemde lazerle prostatı buharlaştırarak
hiçbir doku örneği elde etmeden yok ediyorduk. Ancak bu yöntemde de bir
patoloji sonucu elde edilemediği için, kanser riskini atlama olasılığı ortaya
çıkıyordu.  Enükleasyon (Kapsülden Sıyırarak Çıkarma): Önceden 80 gram
ve üstü prostatlar kapalı ameliyat çok uzun sürdüğü için ve hepsi alınamadığı
için açık ameliyata yönlendiriliyordu.  Açık ameliyatta; karnı ve mesaneyi kesiyor,
prostatı parmağımızla soyup çıkartıyorduk.  Sonra dikiş atarak kanamayı durduruyorduk.  Açık ameliyatta doğal olarak hastanede kalma süresi
uzundu. Daha fazla kanama oluyordu ve ameliyat sonrası enfeksiyon riski ortaya
çıkıyordu. Modern Kapalı Cerrahi Yöntemi; HoLEPHoLEP (Holmiyum Lazer Enükleasyon) diğer yöntemlerin
geliştirildiği ve birleştirildiği daha gelişmiş bir kapalı lazer ameliyatı
yöntemi.  Kapalı enükleasyon tekniği ile
gerçekleştirilmektedir. Ama açık ameliyatta olduğu gibi prostatın tamamı
kapsülden sıyrılarak alınabiliyor. İlk olarak, 80 gram üstü prostatlar için,
açık cerrahi ameliyatlara bir alternatif olarak ortaya çıktı. Ama artık 40 gram
ve üstü her boyutta prostata uygulanabiliyor. 
Başarı oranı yüzde 99.  Tam kabuktan
sıyırarak aldığımız için, prostatın tekrar büyümesine engel oluyor.  Üstelik kan sulandırıcı kullanılan hastalarda
da kullanılabiliyor.  Diğer yöntemlere
göre sonuçları daha iyi olan bir yöntem.  Prostatın tam ortasından idrar yolu geçiyor. Portakal
benzetmesine dönecek olursak,   eski kapalı
ameliyat sisteminde portakalı içten küçük küçük keserek, oyarak kabuğa kadar
gidiyorduk. Ama tam kabuk sınırından ayıramıyorduk.  HoLEP teknolojisinde ise giriyoruz, portakalı
kabuğundan sıyırıyoruz. Prostatın içteki kısmının yarısını mesanenin içine
atıyoruz.  Sonra diğer yarısını sıyırıp
mesanenin içine atıyoruz. Sonra morselatör dediğimiz bir aletle, küçük parçalar
halinde aspire ederek prostat parçalarını çekiyor, mesanenin içini
boşaltıyoruz.  Artık 21. Yüzyılda “Altın
standart tedavi” olarak adlandırdığımız Holep yöntemi;  komplikasyon riski az olan, etkin ve
güvenilir bir yöntem.  Ameliyat 90-150
dakika sürüyor,  2 günde sonda çıkarılıp
hasta taburcu ediliyor.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum