Mekke’nin Fethi programının tanıtımı için Afişler asıp,
şehrin merkezi noktalarına da stantlar kurarak, hummalı bir çalışma yürüten AGD
üyeleri, Vatandaşlara zihinlerin işgalinden gönüllerin fethine başlıklı bildiri
dağıtıyor. Bu coğrafyanın harcının İslam olduğunu, bu toprakları bize yurt
yapan anlayışın fetih ruhu olduğunu insanlara anlatıp, İnsanımızı kültür emperyalizminin
yanında değil, fetih ruhunun yanında durmaya çağırıyor.
UNUTULMAMASI GEREKEN OLAYLAR VAR Anadolu Gençlik Derneği Denizli Şube Başkanı Hamza Öztürk’te
31 Aralık Salı akşamı Mekke’nin Fethi’nin 1389. Yıldönümünü kutlayacaklarını
belirterek şu açıklamalar da bulundu:“Miladi takvimle 2019 yılını birkaç gün sonra geride
bırakacağız ancak unutmamamız gereken olaylar var. Suriye’de iç savaş dokuzuncu
yılını bitirmek üzere. Filistin toprakları 100 yılı aşkındır işgal altında ve o
topraklarda 70 yıldır işgalci İsrail’in elinde. Yemen’de acımasız bir iç savaş
devam ediyor, sadece bombalar değil açlık ve salgınlarda binlerce çocuğun ölüm
nedeni. Libya’da sular durulmuş değil. Doğu Türkistan Müslümanlarına yönelik
baskılar devam ediyor.Nijerya’dan Somali’ye Müslümanların yaşadığı birçok Afrika
ülkesinde çatışmalar nedeniyle kırsal alanlar boşalmış, yüz binlerce insan
toplama kamplarında yaşıyor. Diğer taraftan 7 milyar 600 milyon insanın
yaşadığı bu gezegenimizde her 5 saniyede bir 1 çocuk açlık nedeniyle ölüyor.
Her 4 saniyede 1 bir insan mülteci pozisyonuna düşüyor. Son 5 yıl içerisinde on
binlerce insan Akdeniz’i aşmaya çalışırken yaşamını yitirdi.Avrupa’ya ulaşan çocuklardan on binlercesi kayıp, bir o
kadarı da haz köleleri olarak kullanılıyor. Her gece 800 milyondan fazla insan
aç yatıyor. Yaklaşık 1 buçuk milyar insan sağlıklı içme suyundan mahrum ve 2
milyar insanın yoksulluk sınırının altında hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Emperyalist güçler tüm bunlar olurken hem kendi ülkelerinde hem de sömürdükleri
birçok ülkede insanları farklı şekillerde uyutup uyuşturarak kitleleri
duyarsızlaştırıyorlar ve hakikati örtbas ediyorlar.Dünyanın birçok yerinde insanlar savaşların ve çatışmaların
gölgesinde yaşam mücadelesi verirken, emperyalizm eğlence sektörünün renkli
ışıklarıyla geniş kitlelerin gözlerini boyuyor. Kitlesel göz boyamanın
enstrümanlarından biri de hazırlıkları günler öncesinden başlayan yılbaşı
gecesi eğlenceleridir.İSLAM’IN BİR GEREĞİ
Biz yılbaşı gecesi eğlencesi adı altında tüm dünya halklarına çirkinliklerin ve
kötülüklerin dayatılmasına karşı tavır almanın İslam’ın bir gereği olduğuna
inanıyoruz. Milli Piyango adı verilen oyunla kitlelerin kumarla
buluşturulmasını sağlayan, her türlü kötülüğe giden yolları açan, birçok gencin
çeşitli bağımlılıklara yakalanmasına sebep olan, birçok insanda iffet duygusunu
zedeleyen her türlü eğlence anlayışını reddediyoruz. Kalplerdeki merhameti körelten, vicdan duygusunu ortadan
kaldıran, insanları şehirlerin en orta yerlerinde her türlü ahlaksızlığı
yapmaya sevk eden Yılbaşı kutlamalarına karşı tepki koymanın her erdem sahibi
insanın görevi olduğunu da düşünüyoruz.Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda İstanbul’a gelip Boğaz’a
demirleyen İngiliz Savaş Gemilerinden İstanbul ahalisine bedava dağıtılan alkol
yeni dönemde işgalin ve sömürünün nasıl sürdürüleceğinin bir göstergesi
olmuştur.TELAFİSİ OLMAYAN YOZLAŞMA
Biz yılbaşı kutlamalarının bu ülkenin emperyalizm tarafından sömürülmesine
hizmet eden vasıtalardan biri olarak görüyoruz. Alkol müptelası haline
getirilen bir nesil sağlıklı düşünme ve sömürüye karşı direnme vasfını
kaybediyor. Bu gecenin yılbaşı çekilişi gibi değişik organizasyonlarla
Milli Eğitim Bakanlığı’na ait okullarda öğretmenler vasıtasıyla körpe dimağlara
aşılanmasını ise kabul edilemez buluyoruz. Aynı şekilde devlet eli yürütülen
şans oyunlarının toplumda telafisi mümkün olmayan bir yozlaşmaya yol açtığını
görüyoruz. Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak 31 Aralık
Salı gününü 1 Ocak Çarşamba gününe bağlayan gece 81 şubemizde yaklaşık 600
kadar noktada Mekke’nin Fethi Programı düzenleyeceğiz. Bilindiği üzere yeryüzünün ilk binası Kâbe’nin bulunduğu
şehir olan Mekke İslam Ordularınca 1 Ocak 630 tarihinde fethedilmiştir. Biz bu
programları düzenlerken fethin hicri ya da miladi yıldönümünü ya da fethin
kronolojisini konuşmadan ziyade fetih ruhunu kuşanmanın derdindeyiz.Ayrıca biz, İstanbul’un Fethini Diyarbakır’a, Diyarbakır’ın
Fethini Kudüs’e, Kudüs’ün Fethini Mekke’ye ve Mekke’nin Fethi’ni de vahyin
insanlığa olan çağrısına bağlamayan her anlayışın eksik olduğunu
düşünüyoruz.
Kaosun, sömürünün, çatışma ve savaşların yaşandığı dünyamızın her zamankinden
daha fazla fetih ruhuna ve anlayışına ihtiyacı vardır. Fetih kavramı da
anlamından saptırılmaya çalışılsa da biz hem kavramlarımıza hem de bu
kavramların bize yüklediği sorumluluklara sahip çıkmaya devam edeceğiz.FETİH, İSLAM’A YÖNELİŞTİR Fetih, bir beldenin
ve o beldede yaşayan insanların dimağlarının İslam’a açılmasıdır. Fetih, küfrün
karanlığının Kelam-ı Kadim’in berraklığıyla silinmesidir. Fetih, sonradan olma
ilahlara reddiyedir. Fetih, insanların temel hak ve özgürlüklerini gasp eden
zulüm düzeninden adil bir düzene geçen yolun açılmasıdır.Fetih; insanın, toplumun ve doğanın, sevgiyle, merhametle ve
adaletle buluşmasıdır. Fetih insan olmanın, halife kılınmanın, dağların
yüklenmekten çekindiği bir yükü omuzlamanın ve kulluk sözü vermenin gereğidir.
Fetih sadece hakkın hâkimiyeti için çıkılan bir seferin sonucu değil; bilakis o
sefere çıkabilme dirayetidir. Fetih işgal değildir. Fetih bir ırkın diğer ırkı
tarumar etmesi değildir, bir bölgenin halkının diğer bölge halkını sömürmesi
değildir, insanların inanç ve düşüncülerini zorla değiştirme değildir. Enerji
kaynaklarını, yer altı yer üstü zenginliklerin ele geçirmek için savaşanlar,
insanları imha etmek için savaşanlar bunu anlayamaz.BU COĞRAFYANIN HARCI İSLAM’DIRBiz Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak bu coğrafyanın
harcının İslam olduğuna, bu toprakları bize yurt yapan anlayışın fetih
ruhu olduğuna inanıyoruz. İnsanımız kültür emperyalizminin yanında değil, fetih
ruhunun yanında durmaya çağıyoruz.31 Aralık Salı gününün akşamı Saat 20.00’da tüm halkımızı
çocukları ile birlikte Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde
düzenleyecek olduğumuz Mekke’nin Fethi Programına davet ediyoruz. Programımız,
İlahiyatçı Mustafa Eraz Hocamızın konuşması, Hafız Tolga Işık Kardeşimizden
Kur’an-ı Kerim tilaveti, Ezgi Sanatçısı Grup Kıyam’dan ezgiler, şiir dinletisi,
sinevizyon gösterileri, Siyer-i Nebi yarışması ödül töreni şeklinde olacaktır”.
şehrin merkezi noktalarına da stantlar kurarak, hummalı bir çalışma yürüten AGD
üyeleri, Vatandaşlara zihinlerin işgalinden gönüllerin fethine başlıklı bildiri
dağıtıyor. Bu coğrafyanın harcının İslam olduğunu, bu toprakları bize yurt
yapan anlayışın fetih ruhu olduğunu insanlara anlatıp, İnsanımızı kültür emperyalizminin
yanında değil, fetih ruhunun yanında durmaya çağırıyor.
UNUTULMAMASI GEREKEN OLAYLAR VAR Anadolu Gençlik Derneği Denizli Şube Başkanı Hamza Öztürk’te
31 Aralık Salı akşamı Mekke’nin Fethi’nin 1389. Yıldönümünü kutlayacaklarını
belirterek şu açıklamalar da bulundu:“Miladi takvimle 2019 yılını birkaç gün sonra geride
bırakacağız ancak unutmamamız gereken olaylar var. Suriye’de iç savaş dokuzuncu
yılını bitirmek üzere. Filistin toprakları 100 yılı aşkındır işgal altında ve o
topraklarda 70 yıldır işgalci İsrail’in elinde. Yemen’de acımasız bir iç savaş
devam ediyor, sadece bombalar değil açlık ve salgınlarda binlerce çocuğun ölüm
nedeni. Libya’da sular durulmuş değil. Doğu Türkistan Müslümanlarına yönelik
baskılar devam ediyor.Nijerya’dan Somali’ye Müslümanların yaşadığı birçok Afrika
ülkesinde çatışmalar nedeniyle kırsal alanlar boşalmış, yüz binlerce insan
toplama kamplarında yaşıyor. Diğer taraftan 7 milyar 600 milyon insanın
yaşadığı bu gezegenimizde her 5 saniyede bir 1 çocuk açlık nedeniyle ölüyor.
Her 4 saniyede 1 bir insan mülteci pozisyonuna düşüyor. Son 5 yıl içerisinde on
binlerce insan Akdeniz’i aşmaya çalışırken yaşamını yitirdi.Avrupa’ya ulaşan çocuklardan on binlercesi kayıp, bir o
kadarı da haz köleleri olarak kullanılıyor. Her gece 800 milyondan fazla insan
aç yatıyor. Yaklaşık 1 buçuk milyar insan sağlıklı içme suyundan mahrum ve 2
milyar insanın yoksulluk sınırının altında hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Emperyalist güçler tüm bunlar olurken hem kendi ülkelerinde hem de sömürdükleri
birçok ülkede insanları farklı şekillerde uyutup uyuşturarak kitleleri
duyarsızlaştırıyorlar ve hakikati örtbas ediyorlar.Dünyanın birçok yerinde insanlar savaşların ve çatışmaların
gölgesinde yaşam mücadelesi verirken, emperyalizm eğlence sektörünün renkli
ışıklarıyla geniş kitlelerin gözlerini boyuyor. Kitlesel göz boyamanın
enstrümanlarından biri de hazırlıkları günler öncesinden başlayan yılbaşı
gecesi eğlenceleridir.İSLAM’IN BİR GEREĞİ
Biz yılbaşı gecesi eğlencesi adı altında tüm dünya halklarına çirkinliklerin ve
kötülüklerin dayatılmasına karşı tavır almanın İslam’ın bir gereği olduğuna
inanıyoruz. Milli Piyango adı verilen oyunla kitlelerin kumarla
buluşturulmasını sağlayan, her türlü kötülüğe giden yolları açan, birçok gencin
çeşitli bağımlılıklara yakalanmasına sebep olan, birçok insanda iffet duygusunu
zedeleyen her türlü eğlence anlayışını reddediyoruz. Kalplerdeki merhameti körelten, vicdan duygusunu ortadan
kaldıran, insanları şehirlerin en orta yerlerinde her türlü ahlaksızlığı
yapmaya sevk eden Yılbaşı kutlamalarına karşı tepki koymanın her erdem sahibi
insanın görevi olduğunu da düşünüyoruz.Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda İstanbul’a gelip Boğaz’a
demirleyen İngiliz Savaş Gemilerinden İstanbul ahalisine bedava dağıtılan alkol
yeni dönemde işgalin ve sömürünün nasıl sürdürüleceğinin bir göstergesi
olmuştur.TELAFİSİ OLMAYAN YOZLAŞMA
Biz yılbaşı kutlamalarının bu ülkenin emperyalizm tarafından sömürülmesine
hizmet eden vasıtalardan biri olarak görüyoruz. Alkol müptelası haline
getirilen bir nesil sağlıklı düşünme ve sömürüye karşı direnme vasfını
kaybediyor. Bu gecenin yılbaşı çekilişi gibi değişik organizasyonlarla
Milli Eğitim Bakanlığı’na ait okullarda öğretmenler vasıtasıyla körpe dimağlara
aşılanmasını ise kabul edilemez buluyoruz. Aynı şekilde devlet eli yürütülen
şans oyunlarının toplumda telafisi mümkün olmayan bir yozlaşmaya yol açtığını
görüyoruz. Bizler Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak 31 Aralık
Salı gününü 1 Ocak Çarşamba gününe bağlayan gece 81 şubemizde yaklaşık 600
kadar noktada Mekke’nin Fethi Programı düzenleyeceğiz. Bilindiği üzere yeryüzünün ilk binası Kâbe’nin bulunduğu
şehir olan Mekke İslam Ordularınca 1 Ocak 630 tarihinde fethedilmiştir. Biz bu
programları düzenlerken fethin hicri ya da miladi yıldönümünü ya da fethin
kronolojisini konuşmadan ziyade fetih ruhunu kuşanmanın derdindeyiz.Ayrıca biz, İstanbul’un Fethini Diyarbakır’a, Diyarbakır’ın
Fethini Kudüs’e, Kudüs’ün Fethini Mekke’ye ve Mekke’nin Fethi’ni de vahyin
insanlığa olan çağrısına bağlamayan her anlayışın eksik olduğunu
düşünüyoruz.
Kaosun, sömürünün, çatışma ve savaşların yaşandığı dünyamızın her zamankinden
daha fazla fetih ruhuna ve anlayışına ihtiyacı vardır. Fetih kavramı da
anlamından saptırılmaya çalışılsa da biz hem kavramlarımıza hem de bu
kavramların bize yüklediği sorumluluklara sahip çıkmaya devam edeceğiz.FETİH, İSLAM’A YÖNELİŞTİR Fetih, bir beldenin
ve o beldede yaşayan insanların dimağlarının İslam’a açılmasıdır. Fetih, küfrün
karanlığının Kelam-ı Kadim’in berraklığıyla silinmesidir. Fetih, sonradan olma
ilahlara reddiyedir. Fetih, insanların temel hak ve özgürlüklerini gasp eden
zulüm düzeninden adil bir düzene geçen yolun açılmasıdır.Fetih; insanın, toplumun ve doğanın, sevgiyle, merhametle ve
adaletle buluşmasıdır. Fetih insan olmanın, halife kılınmanın, dağların
yüklenmekten çekindiği bir yükü omuzlamanın ve kulluk sözü vermenin gereğidir.
Fetih sadece hakkın hâkimiyeti için çıkılan bir seferin sonucu değil; bilakis o
sefere çıkabilme dirayetidir. Fetih işgal değildir. Fetih bir ırkın diğer ırkı
tarumar etmesi değildir, bir bölgenin halkının diğer bölge halkını sömürmesi
değildir, insanların inanç ve düşüncülerini zorla değiştirme değildir. Enerji
kaynaklarını, yer altı yer üstü zenginliklerin ele geçirmek için savaşanlar,
insanları imha etmek için savaşanlar bunu anlayamaz.BU COĞRAFYANIN HARCI İSLAM’DIRBiz Anadolu Gençlik Derneği mensupları olarak bu coğrafyanın
harcının İslam olduğuna, bu toprakları bize yurt yapan anlayışın fetih
ruhu olduğuna inanıyoruz. İnsanımız kültür emperyalizminin yanında değil, fetih
ruhunun yanında durmaya çağıyoruz.31 Aralık Salı gününün akşamı Saat 20.00’da tüm halkımızı
çocukları ile birlikte Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde
düzenleyecek olduğumuz Mekke’nin Fethi Programına davet ediyoruz. Programımız,
İlahiyatçı Mustafa Eraz Hocamızın konuşması, Hafız Tolga Işık Kardeşimizden
Kur’an-ı Kerim tilaveti, Ezgi Sanatçısı Grup Kıyam’dan ezgiler, şiir dinletisi,
sinevizyon gösterileri, Siyer-i Nebi yarışması ödül töreni şeklinde olacaktır”.








