Eğitimcilik kariyerinin ardından edebiyat dünyasına kazandırdığı eserlerle geniş yankı uyandıran Denizlili emekli öğretmen ve şair Ali Yıldırımer’in yaşamı, "Acıların Şairi" adlı yeni bir romanla edebiyatseverlerin karşısına çıkıyor. Yıldırımer'in kendi anlatımıyla yazar Ali Tuluk tarafından kaleme alınan eser, şairin "ölmeden yazdırdığım vasiyetim" olarak tanımladığı sarsıcı bir hayat hikâyesini konu alıyor. Satış Amacı Gütmeyen "Vasiyet" Niteliğinde Bir Eser Önceki yıllarda yayımlanan Çayı Seven Adam ve Mezarıma Gelmesin'ler adlı şiir kitaplarıyla edebiyat dünyasında sağlam bir yer edinen Yıldırımer, bu kez kendi yaşamının bilinmeyenlerini, acılarını ve dostluk kavramına bakışını bir roman formatında aktarıyor. Mavi Nefes Yayınları aracılığıyla basılan bu özel çalışma, ticari bir meta olmanın çok ötesinde bir amaç taşıyor. Yıldırımer, eserin dağıtımı ve niteliği hakkında şu çarpıcı ifadeleri kullanıyor: "Bu kitap satılık değil. Acıların Şairi sadece canı yananlara gidecek. Ben anlattım, Ali Tuluk kalemini kana batırdı. Raflar bunu kaldırmaz, vitrinler bu acıyı taşımaz. Elinize geçerse bilin: Size güvendim."

ŞİİRDEN ROMANA UZANAN DERİNLİKLİ YOLCULUK
1964 yılında Denizli'de doğan, yurdun çeşitli bölgelerinde yıllarca öğretmenlik ve yöneticilik yaptıktan sonra 2018'de emekli olan Ali Yıldırımer, sanatın ve kelimelerin iyileştirici gücüne inanıyor. Daha önce Mezarıma Gelmesin'ler kitabındaki 12 eseri usta isimler tarafından bestelenerek müzik dünyasına kazandırılan şair, Acıların Şairi ile edebi yolculuğunda yeni bir dönemece giriyor. Söylenemeyenlerin, içine atılanların ve yarım kalanların kitabı olarak tanımlanan eserin kapağında yer alan "Mesafeler Koyuyorum" adlı şiir, Yıldırımer'in insan ilişkilerine, menfaat çatışmalarına ve sahte dostluklara karşı aldığı net tavrı gözler önüne seriyor. Şair, "Bazı acılar yaşanır, bazıları sadece yazılır" diyerek, hayatının bu en özel ve mahrem anlatısını okurlarının kalbine emanet ediyor.






