Hasta olmamak elinizde!

Sağlıksız beslenme, stres ve uyku düzensizliğinin hücre yapımızı yavaş yavaş bozduğunu belirten Uzman Dr. Yaşa Erim Gedik, hastalık ve ağrıların da buna bağlı olarak yıllar içinde ortaya çıktığını söyledi.

Anestezi Reaminasyon Uzmanı ve Fonksiyonel Tıp Hekimi Dr.
Yaşa Erim Gedik, ağrı kesici tedavilerin tek başına çözüm olmadığını
belirterek, ağrıların temeline inilmesi ve hastaya bütüncül olarak yaklaşılması
gerektiğini söyledi. Dr. Gedik; sağlıksız beslenme, strese yol açan duygu durum
bozuklukları ile doğru saatlerde yeterince uyumamanın insanın hücre yapısını
yıllar içinde bozarak, ağrı veya hastalıklara sebep olduğunu dile getirdi.Genetik etkisi olan kanser gibi hastalıkların bile aynı
sebeplerden ortaya çıktığını ifade eden Yaşa Erim Gedik, Tıpta bir kural vardır:
“genetik şarjörü doldurur, hastalıkları biz tetikleriz.” Varsayalım iki
kardeşte doğuştan kanser geni bulunuyor. Biri sağlıklı besleniyor, sigara ve
alkol kullanmıyor, hareketli ve stressiz bir yaşam sürüyor. Diğerinin ise
zararlı alışkanlıkları, uyku sorunları var ve stresli bir yaşamı var. Birinci
kardeş vücudundaki kanser geni hiç harekete geçmeden uzun ve sağlıklı bir hayat
sürerken, ikinci kardeş sağlıksız yaşam koşullarının tetiklemesiyle kansere
yakalanabilir” diye konuştu.Dr. Yaşa Erim Gedik, hastalıklara yakalanmamak ve
koronavirüs gibi hastalıklara karşı vücudumuzu güçlü tutmak için dikkat etmemiz
gereken unsurlarla ilgili şu bilgileri verdi:Sağlıklı ve Doğal BeslenmekBiz hastalarımıza mümkün olduğunca doğal beslenmelerini
tavsiye ediyoruz. Hazır gıdalardan, dondurulmuş ürünlerden, raf ömrü uzun
ürünlerden, beyaz ekmekten uzak durun. Yoğurdunuzu kendiniz yapın, sebzeleri
mevsiminde tüketin. Son 50 yılda bir yandan genetiği değiştirilmiş organizmalar,
GDO’lu ürünler ortaya çıktı.Diğer yandan Kars'ta yapılan peyniri İzmir'de satabilmek
için ve raf ömrünü uzatabilmek için içine bir sürü kimyasal koydular. Tarlada böcek
öldürücü zirai ilaçlar kullanıldığı yetmezmiş gibi, besinlerin raf ömrünü
uzatmak amacıyla içine koruyucu kimyasallar konuluyor. Artık sağlkığa zararlı, ne
olduğunu bilmediğimiz besinler yemeye başladık. Şeker şeker değil, domates
domates değil. Örneğin; ekmeği parlatmak ve beyaz göstermek için fırıncının
hamura koyduğu Brom bir ağır metal ve vücudumuza inanılmaz zarar veriyor. Bizler hücrelerden meydana gelmiş canlılarız ve besin
maddelerine konulan binlerce katkı maddeleri hücrelerimizin fonksiyonlarını
bozuyor. Aniden ortaya çıkan ağrı ve hastalıklar aslında hücrelerimizdeki
bozulmanın dışavurumu.Stresle Başa Çıkmayı ÖğrenmekHücrelerimizi etkileyen bir başka unsur; mental durumumuz, yani
stresle baş edebilme gücümüz. Duygularımız sağlığımızı olumlu ya da olumsuz etkiliyor.
Hayata bakışımız, düşünce tarzımız çok önemli. Mental sorunlar yaşadığımızda, içinde
yaşadığımız stres ve yorgunlukla başa çıkamadığımız zaman, eş zamanlı olarak
vücudumuzda da problemler ortaya çıkıyor. Uzun süren bir stres vücudun üzerinde bir yük. Kimi eşiyle,
çocuğuyla problem yaşıyor, kiminin borcu var, kimi işyerinde mutsuz. Sorunlar,
yaşadığımız stres küçük küçük nakış gibi işlenerek vücuda zarar veriyor. Beslenme
bozukluğu ve diğer sorunlar da eklenince bir gün ortaya sağlık problemleri
çıkıyor.Hepimiz hayatımızda stresler yaşıyoruz, ama hepimiz stresten
eşit şekilde etkilenmiyoruz.  Önemli olan
stresle baş edebilmek. Bunun için hareketli bir yaşam sürmemiz, stresimizi
atacağımız aktiviteler yapmamız gerekiyor.Erken Yatıp Erken Kalkmakİnsan var olduğu günden beri, vücut biyoritmi; akşam 10'da
yatıp sabah 6'da 7'de kalkmaya programlı. Fakat maalesef günümüzde televizyon,
internet, sosyal medya gibi etkenler uykuyu geciktirici rol oynuyor. Gece 12’de
1’de yatıp sabah 8-9’da kalktığınızda uykunuzu aldığınızı düşünebilirsiniz. Fakat
8 saat uyumanız yeterli değil, hangi saatler arasında uyuduğunuz da önemli. Vücudumuzun
bir biyoritmi var. Gecenin belli saatlerinde beyniniz, karaciğeriniz, böbreğiniz,
pankreasınızdan salınan hormonlar var. Biz gece 2’de 3’de yattığımızda vücudumuz
bu hormonların salınımını ertelemiyor. Stres hormonları dediğimiz hormonlar gece boyunca 
salgılanır. Saat 2'de yavaş yavaş kana verilmeye başlanır, 4’de salgı artar,
saat 6-7 gibi de kandaki en yüksek seviyesine çıkınca gözümüzü açarız. Normal
olan budur. Biz saat 3'te yatarsak; salınması gereken şey salınamaz, kana
verilemez, eksik olur. Vücut biyoritmimiz bozulur.Uyku en önemli detoks ve antioksidandır. Bu nedenle sağlığımız
için erken yatıp erken kalkmaya gayret etmeliyiz. Hastanın Günlük Yaşamı DüzenlenmeliYıllar içinde, ağrıların büyük bir bölümünün düşme, çarpma
gibi bir travmadan kaynaklanmadığını, genellikle aniden ortaya çıktığını
gördüm. Bunu fark ettiğimden beri hastalara bütüncül tıp bakış açısı ile
yaklaşıyorum. Birçok meslektaşım da benim gibi düşünüyor. Çünkü sadece ağrıyı
kesmeye yönelik tedavi tek başına bir işe yaramıyor. Biz kliniğimizde hastalarımızı
bütüncül tıp anlayışı ile tedavi ediyoruz.Kliniğimizde hastalarımıza beslenme programı düzenleyen bir
diyetisyenimiz, ruhsal sorunlarıyla ilgilenen bir psikoloğumuz, fizik tedavi
uygulamaları için bir fizyoterapistimiz, bir biyoenerji uzmanımız ve bir sağlık
koçumuz görev yapıyor. Hastamızın beslenmesi ve mental durumunu düzene
koyduktan sonra ağrı tedavilerini uyguluyoruz. Sağlık koçumuz da tedavi
süresince hastamızla iletişimde olup tedavisini takip ediyor.Koronavirüs Hastalarına ÖnerilerDoktorunuzun önerdiği D vitamini ve B vitamini kompleksi,
magnezyum ve çinko takviyelerini kullanın. Bir klinikte yüksek dozda c vitamini
alabilirsiniz. Eğer bu mümkün değilse evde doktorunuzun tavsiye edeceği c
vitaminini kullanın. Mandalina, portakal, maydanoz, ekşikulak gibi besinlerle
doğal yoldan da c vitamini alabilirsiniz. Kekik suyu, kekik, nane ve okaliptüs yağlarından fayda
görebilirsiniz. Baklagiller, brokoli ve bol yeşillik tüketin. Eğer ağrılarınız
varsa; Ihlamur, oğul otu ve meyan kökünün ciddi ağrı kesici etkisi vardır.
Kaynatmadan, 5 dakika demleyerek bunların çayını içebilirsiniz. Eğer stresten uzak bir hayat sürüyor, sağlıklı besleniyor,
uyku düzeninize dikkat ediyor ve hareketli bir yaşam sürüyorsanız vücudunuz
sağlıklı demektir. Koronavürüsü daha hafif atlatırsınız.