Emekli Astsubaydan güvenlik üzerine kritik uyarı geldi
ABD-İsrail ve İran'a hattında yaşanan savaş sonrası açıklamalarda bulunan Emekli Jandarma Astsubay Şükrü Sezen'den güvenlik üzerine kritik uyarı geldi. Denizli'de Burdurlular Dernek Başkanlığı da yapan Sezen, önemli açıklamalarda bulundu.
İran–İsrail–Amerika hattında yaşanan sıcak savaşın yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını ifade eden Emekli Jandarma Astsubay Şükrü Sezen’den, “Bu gelişmeler, tüm devletler için askeri, teknolojik ve stratejik açıdan ciddi dersler barındırmaktadır. Modern savaş artık sadece cephede değil; hava sahasında, denizlerde, siber alanda, uzayda, enerji hatlarında ve bilgi savaşında verilmektedir. Bu nedenle güvenlik anlayışımızı klasik savunma reflekslerinin ötesine taşımak zorundayız. Jandarmanın özel birliklerinde eğitim almış, sahada aktif görev yapmış bir emekli Jandarma Astsubay ve Güvenlik Uzmanı olarak açıkça ifade etmek isterim ki; bu kapsamda hava savunma sistemlerimizi çok katmanlı bir yapıya dönüştürmeli; kısa, orta ve uzun menzilli sistemler entegre çalışmalıdır. Radar, erken uyarı ve komuta-kontrol yazılımları tamamen yerli imkânlarla geliştirilmelidir. Yazılım bağımsızlığı, en az füze kadar stratejik bir unsurdur” dedi.
Füze kalkanı ve balistik savunma, stratejik caydırıcılık kapasitesi ve yerli komuta ve haberleşme sistemleri üzerine de açıklamalarda bulunan Sezen, “Balistik ve seyir füzelerine karşı etkili bir füze kalkanı sistemi kurulmalıdır. Uydu destekli izleme, yüksek irtifa savunma ve elektronik harp kapasitesi artırılmalıdır. Savunma sadece reaksiyon değil, önleyici caydırıcılık anlamına da gelmelidir. Kıtalar arası menzile ulaşabilecek savunma ve caydırıcılık kapasitesine sahip olmak, güçlü devlet olmanın gereğidir. Güçlü savunma; savaşmak için değil, savaşı engellemek için inşa edilir. Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemi (JEMUS) gibi entegre sistemler tamamen yerli yazılım ve donanımla geliştirilmelidir. Tüm askeri ve güvenlik ağlarımız dış müdahaleye kapalı, siber saldırılara dayanıklı ve milli altyapıya sahip olmalıdır” dedi.
Sezen açıklamasının devamında şunları söyledi. “Geleceğin savaşları algoritmalarla yönetilecektir. Yapay zekâ destekli savunma sistemleri, insansız hava-deniz-kara araçları ve siber savunma birimleri devlet politikası olarak önceliklendirilmelidir. Enerji hatları, barajlar, iletişim altyapıları ve kritik tesisler hibrit savaşın hedefidir. Bu alanlarda özel güvenlik ve askeri koordinasyon artırılmalıdır. Hava üstünlüğü olmadan modern savaşta başarı mümkün değildir. Yerli savaş uçağı projeleri hızlandırılmalı; hava-hava ve hava-yer mühimmat kabiliyeti artırılmalıdır. İnsansız hava araçlarıyla entegre çalışan yeni nesil savaş uçakları, ağ merkezli harp sistemine tam uyumlu olmalıdır. Hava kuvvetleri sadece savunma değil, caydırıcı güç projeksiyonu kabiliyetine sahip olmalıdır. Denizlerde güçlü olmayan devletler, enerji yollarında ve ticaret hatlarında kırılgan hâle gelir. Milli savaş gemileri, denizaltılar, hava savunma destroyerleri ve uçak gemisi kapasitesi stratejik öneme sahiptir. Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda açık denizlerde uzun süre görev yapabilecek lojistik ve savunma altyapısı güçlendirilmelidir. Savunma sanayii yalnızca üretim değil; AR-GE, mühendislik ve yüksek teknoloji yatırımı demektir. Üniversite–sanayi–askeri iş birliği güçlendirilmeli, genç mühendisler ve teknik personel stratejik alanlara yönlendirilmelidir. Güçlü savunma sadece silahla olmaz. Toplumun birlik ruhu, kriz yönetimi bilinci ve devletine güveni en büyük caydırıcılık unsurudur. İç cephe güçlü olmadan dış cephe güçlü olmaz. Unutulmamalıdır ki; modern dünyada bağımsızlık, sadece sınırları korumak değil; yazılımı, teknolojiyi, enerjiyi, havayı ve denizi korumaktır. Türkiye olarak savunmada tam bağımsızlık hedefini stratejik bir devlet politikası olarak sürdürmeli; güçlü, caydırıcı ve kendi kendine yetebilen bir sistem inşa etmeliyiz”