Avrupa Denizli'yi konuşacak
Denizli'nin kırmızı cenneti olarak nam salan Irlıganlı Mahallesinde üretici; binlerce dönüm alanı kırmızıya boyayan nar bahçelerinde hasata hazırlanıyor. Bu yıl Denizli genelinde beklenen rekolte 60 bin tonla rekora koşarken Avrupa ve Rusya başta olmak üzere yaklaşık 80 ülke Denizli narının tadına bakacak. Üreticinin nar kilogram beklentisi ise 4 lira. Kalitesi, aromasıyla ilgi odağı olan Denizli narı, bölgeye 240 milyon lira gibi dev bir gelir getirisi sağlayacak.
Denizli’nin Pamukkale İlçesi
Irlıganlı Mahallesinde bir dönem beyaz altın olarak adlandırılan pamuk
ekili alanlar, 14 bin dekar gibi devasa
bir alanda Hicaz Narı bahçelerine dönüştü. Öyle ki, mikroklima özelliğine sahip
bölgede Hicaz Narı, tad, aroma, renk, çekirdeğinin küçük, etli kısmının doygun,
raf ömrünün uzun olmasıyla başta Avrupa ve Rusya pazarı olmak üzere 80’nin
üzerinde ülke tarafından aranan ürün oldu. 1.kalite nar üreten Denizli’de 28
bin dekar alanda ekili olan Hicaz narının Irlıganlı’da 14 bin dekar alanda
üretimi gerçekleşiyor. Geçtiğimiz yıl 55 bin ton nar üretiminin gerçekleştiği Denizli’de
Irlıganlı 30 bin tonla önemini bir kez daha gösterdi. Bu yıl il genelinde
beklenen rekolte ise 60 bin ton. Narın hasadı için heyecanla bekleyen üretici
2020 yılında yaklaşık 240 milyon liralık gelir bekliyor.
NAR BAHÇELERİNİ GEZDİDenizli Merkez Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici, Irlıganlı
Bölgesinde nar üreticisiyle buluşarak, hasat öncesi arazide inceleme
çalışmaları başlattı. Üretici girdi maliyetlerindeki yükselişten şikayet
ederken, bu yıl hem kalite hem de rekolte açısından çok güzel bir dönem
yaşadıklarını anlattı. Bölgede iyi tarım uygulamaları sayesinde ilaç kalıntısız
ürün yetiştirildiğini belirten üreticiler, bu sayede Irlıganlı-Denizli narının
dünyada en aranan ürün haline geldiğini aktardı. 15 Eylül gibi hasata
başlayacaklarını belirten üreticiler Denizli Merkez Ziraat Odasına verdikleri
önemli desteklerden dolayı teşekkür etti. “KALİTE ÖLÇÜSÜNDE FİYAT BEKLİYORUZ”Nar üreticisi Ahmet Tümbek, ihracatçıdan bu yıl en önemli
beklentilerinin fiyat anlamında kilogramda 3,5 ile 4 lira arasında bir rakam
olduğunu belirterek şunları söyledi; “Heyecanlıyız, hasatı bekliyoruz. Yıl
boyunca yoğun olarak vermiş olduğumuz emeklerin karşılığını bekliyoruz.
Gerçekten çok ağır maliyetlerle ürettiğimiz nar meyvesinde bugün kaliteyi
yakaladığımızı inanıyorum. Kalitemizin de yurt çapında herkes tarafından tescil
edildiğini biliyoruz. Bunun içinde ihracatçılarımızdan bize yardımcı olmalarını
bizim için gerekli olan rakamların bize iletilmesini istiyoruz. Çünkü çok
pahalıya mal ediyoruz. Girdi, ilaç, gübre ve mazot fiyatlarımız yüksek. İşçilik
maliyeti yüksek. Emek yoğun biz hizmet alanındayız. Gerçekten çok büyük bir
fedakarlık ediyoruz. Biz kaliteyi yakalamak için bugüne kadar büyük bir emek
verdik. Bu ürünün de ucuz fiyata gitmesini istemiyoruz. Ürünün değerlendirilmesini
ve gerçek fiyatının verilmesini istiyoruz. Beklentimiz kilogramda 3,5-4 lira.
Biz üreticiyiz, emeğimizin karşılığını da almak istiyoruz.”“KALİTE VE REKOLTE HARİKA”
Merkez Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici ise, bu yılda
kalitenin 1 numara olduğunu ve rekoltede rekor beklendiğini vurgulayıp şunları
söyledi; “Pamukkale İlçemizin Irlıganlı Mahallesindeyiz. Türkiye’deki 8 tane
mikroklima özelliği olan ovalardan birisindeyiz. Mikroklimanın özelliğinin
faydalarını en iyi şekilde kullanan gayretli çiftçilerimizin bilinçli bir
şekilde ürettiği bar bahçelerimizi gezdik. İlaç kalıntısı olmadan özellikle iyi
tarım uygulamaları tekniği ile yaklaşık 28 bin dekar alanda Hicaz narı
üretiliyor. Bu bölgenin narının kalitesi; iyi tarım uygulamaları ve global geb
sertifikasyon eğitimleriyle dünyaya ihraç ediliyor. Kalite hiçbir zaman tesadüf
değildir. Emek verilerek yapılan bir üretim ve bu kadar maliyetlere rağmen
karşılık bulması, üretimin sürdürülebilir olması lazım. Geçen sene yaşanan
iklim olumsuzluklarına rağmen yaklaşık 55 bin ton rekolte gerçekleşti.
İhracatçı firmalar, çiftçilerin elinden tutmalılar. Karşılıklı kazan kazana
dönmeli. Sadece kendilerinin kazanmaları, üreticiyi mağdur etmeleri durumu
olmamalı. Pandemiyle mücadele döneminde ekonomi kalkanı programları içerisinde
tarım kesminin ne kadar elinden tutulduğu hepimizin gözleri önünde. Yani bunun
üreticimizi de koruyup kollaması için bu noktalarda hassaslık istiyoruz.”